|
|
-
cem karaca'nin huzunlu bir sarkisi. yanlis zamanda denk gelinirse aglatabilir.
sozleri;
gonlume bir ates dustu, yanar ha yanar yanar,
umit gonlumun ekmegi, umar ha umar umar,
elleri ak yumuk yumuk, ojeli tirnaklari,
nerelere gizlesin su avcum nasirlari?
otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye,
gorur gormez vurularak, basladim ben sevmeye,
ayaginda uzun etek, dalga dalga saclari,
ustam seslendi uzaktan "oglum al takimlari".
bi romanda okumustum buna benzer bir seyi,
cildi parlak kagit kapli, pahali bir kitapti,
ne olmus nasil olmussa asik olmustu genc kiz,
yine boyle bir durumda, tamirci ciragina.
ustama dedim ki, bugun giymeyim tulumlari,
arkasi puslu aynamda taradim saclarimi,
gelecekti bugun geri, arabayi almaya,
o romandaki hayali, belki gercek yapmaya.
durdu zaman, durdu dunya, girdi iceri kapidan,
oylece bakakaldim, gozumu ayirmadan,
arabanin kapisini actim, actim girsin iceri,
kalkti hilal kaslari, sordu "kim bu serseri?"
cekti gitti arabayla, egzozuna boguldum,
gozumde tomurcuk yaslar, agir agir dogruldum,
ustam geldi sirtima vurdu, unut dedi romanlari,
iscisin sen isci kal, giy dedi tulumlari.
-
kucukken babam hep sorardi "istersen okuma gel sni tamircinin yanina vereyim" diye.. simdi tam vizeler oncesi neden kabul etmedimki diye dusundugum meslek..
(bkz: baba okul uzadi)
-
dinlerken eski turk filmlerinin cok iyimser bir ruhla cekildiklerini dusunmeme neden olan , dadindan yinmeyen cem karaca sarkisi



